GEZDİM GÖRDÜM | Kasımda Paris -2

Tatlılarımızı aldık ve elimizde Laduree paketiyle meşhur Tuileries Parkına doğru Champs Elysees'den yola çıktık.İlk durağımız Paris'in en büyük meydanı olan  Concorde meydanı oldu.
Bu meydan'a Fransız İhtilali sırasında Giyotinlerle Marie Antoniette'nin de içinde bulunduğu sayısız kişinin idamının gerçekleştiği meydan olmasından dolayı Devrim Meydanı 'da deniliyor.
Meydanda Luksor Dikilitaşı ve altın varaklı çeşmeleri bulunuyor.

Neyse gördüğünüz gibi çeşmeler çok güzel hadi bir poz verelim havasına bende girdim:)
Buradan ilerleyince Tuileries Parkına geldik.
Hava çok güzeldi ve tüm Parisliler güneşin tadını çıkartmak için buradaydı.
Hemen sandalyeler oturduk ve aldığımız tatlıları güneşlenerek yedik:)
Bizim için çok güzeldi çünkü geldiğimiz günden beri ilk defa güneşi görmüştük!






Buradan çıkıp Louvre'a doğru yürüdük ve Arc de Triomphe du Carrousel'den geçtik .

 

Ve önümüzde muhteşem ihtişamıyla Louvre Sarayı.






Hemen bir poz :)Devamlı geçip gidenler olduğu için resimde misafirlerimiz var:)


Louvre'un içinden bir kaç görüntü...
Daha önceki seyahatimde gördüğüm için, bu gezimde Müzeleri ve Sarayları gezmedim.Zaten Louvre için bir gününüzü ayırmanız gerekir!
Bu görüntüler Louvre'un geçitinden çekildi.
İçeri girmek istesek bile kuyruklar buna izin vermezdi...




Louvre Meydanındaki bu restoran çok hoşuma gitti,bir türlü sıra gelmedi burada oturmaya,özellikle akşam ortam çok güzel görünüyordu.

 Saint German Des Pres& Quertier Latin Mahallesi

 Geçen yazımda bu bölgenin sokaklarından ve sanat, tasarım mağazalarından bahsetmiştim;
Şimdi de yine bu bölgeden başlayarak Latin mahallesine doğru bir gezi yaptık. 
Burada meşhur Sorbonne Üniversitesi,Lüksenburg Bahçesi ve Pantheon'a gittik. 
(Latin Mahallesi denilmesi de  Latin'lerin çok olmasından değil ,o dönemde Latince'nin entellektüel çevrelerde konuşuluyor olmasından ve bu çevrelerin de bu bölgede bulunmasından kaynaklanıyormuş.)

Sorbonne Üniversitesi
O yıllarda eğitim sadece üst sınıfa yönelik olduğundan halkın bu eğitimlerden faydalanması mümkün olmuyordu.Robert de Sorbonne da bu düşünceyi yıkarak,çoğu insanın itirazlarına aldırmadan,1257 yılında bu üniversiteyi eğitimin herkesin hakkı olduğu düşüncesi ile ücretsiz verilen eğitimlerle  teoloji koleji olarak kurmuştur.
Binayı gördüğünüzde ihtişamına bayılıyorsunuz ve burada okumanın nasıl bir duygu olacağını düşünüyorsunuz!Tarihle iç içe olmak,tarih kokan bir mekanda öğrenci olmak!





Pantheon Anıt Mezar
Pantheon Anıt Mezar Paris'in koruyucu azizesine ithaf edilen bir kilise olarak inşa edilmiş ancak Fransız Devrimi sonrasında uzunca bir süre boş kalmış,daha sonrasında Fransa'nın önde gelen entellektüel isimlerinin gömüldüğü bir anıt mezar halini almış.
Yapının  bulunduğu meydan yine simetrik binalarla süslü.
Arkanızı Pantheon'a dönerseniz yine harika bir görüntü sizi bekliyor!






Sırtımı Pantheon'a döndüğümde gördüğüm manzara .



Lüksenburg Bahçeleri
IV.Henry'nin suikasta uğraması sonucunda karısı Marie de Medicis daha önce yaşadıkları Louvre Sarayında kalmak istemiyor ve kendisine mütavazi(!)kafasını dinleyebileceği bir kalacak mekan istiyor.
Günümüzde Fransız Senetosu olan Lüksenburg Sarayı'na taşınıyor.
Bahçesine kendi bahçıvanlarını getirterek harika bahçeler yaratıyor.
Günümüzde de her sene ayrı konsepte hazırlanan bu bahçe için sayısız insan çalışıyor.
Benim gittiğim kasım ayında bahçeler çok çiçekli değildi...Ancak bu haliyle bile ihtişamından bir şey kaybetmemişti !
Bahar aylarında gelirseniz bu bahçeler çok daha renkli ve sayısız sanatçının eserlerinin sergilendiği bir açık hava müzesi oluyormuş,benden söylemesi:)


Medici Çeşmesi



Ve mütavazi bir konut!
Lüksenburg Sarayı


Bu kadar tarih kokan bir günden sonra eğlenceli bir akşam için Lido Show'a gidelim dedik.
Champ Elysees'de bulunan bu mekan son derece şık ,içeri girdiğiniz anda lobide sizi karşılayanlar vestiyere yönlendiriyor ve elinizdeki paketleri ,montları buraya bırakıyorsunuz.Bizim elimizde yine paketler vardı.
(Bu sefer Champ Elysees'de bulunan Jeff de Bruges çikolatacısından dayanamayıp kutularca çikolata aldım ve yine ellerim doldu:)

Gösteri hemen başladı ,kızlar,kostümler,müzikler tam bir kabare havasında hoş bir gösteriydi.Kamerayla çekim yapmak yasak olsa da sizlerle bir  görüntü paylaşacağım:)


En önemlisi gösteri biter bitmez hatta bitmeden 5 dk.önce kalkın ve vestiyere gidin ,aksi takdirde karşılaşacağınız izdahamla bu güzel gece hüsranla son bulabilir:)

Daha anlatacak çok şey var ,galiba ''Kasımda Paris'' serisi 3,4,5 şeklinde uzayacak...

Umarım yine keyif aldınız bu yazıdan:)
Diğer Paris yazım sanat ve tasarım ağırlıkta olacak ...
En önemlisi Le Marais Bölgesinden bahsedeceğim.
Bekleyin!



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...