Gezdim Gördüm| Mis Kokulu Cunda

Geçen haftalarda Ayvalık Cunda 'da harika bir kaç gün geçirdim...
Nisan ayının sonlarında bir başka güzel oluyormuş buralar,sakin ve dinlendirici...
Buraların Arnavut kaldırımlı daracık sokaklarında gezinirken,buradaki tarihi cumbalı Rum evleri ve bu cumbalardan sarkan harika çiçeklerini görünce ruhunuz sarhoş oluyor...
Cunda 'nın ilk adını Rumlar koymuş ve ''Moshinos'' demişler,güzel kokan yer anlamında.
Bizde bu isimde eski bir Rum evi olan bir otelde kaldık;Moshinos Otel.Sezon henüz açılmadığı için, ilk konuk bizdik ve toplam 8 odası olan bu otelde ,oda seçme lüksümüz oldu ve biz üst katta yüksek tavanlı odayı tercih ettik.(Bu arada tüm odalar çok güzeldi:)
Cibinlikli yataklar ,antika eşyalar,ahşap kaplamalar,taş duvarlar...





Hepsi ve en önemlisi kahvaltısı!
Tamamen ev yapımı reçeller,puf börekler,peynirler,kekler...
Sahibi Seda hanım ve bize her türlü konuda yardımcı olan sevgili Taner 'in ilgili ve samimi yaklaşımları da bizleri çok mutlu etti.
Kısaca bu oteli çok sevdim...

 Buralarda gezinirken bir kaç güzel tasarım dükkanlarına rastladım ve bunlardan
Matruşka Tasarım en çok sevdiğim dükkan oldu.
Hem tasarım ürünleri, hem de mağazanın genel havası çok hoş...
Burada, duvar rölyefleri,seramik objeler,mobilya,aydınlatma,kanaviçe,patchwork tarzı tasarım ürünleri bulabilirsiniz.
Buralara gelirseniz mutlaka uğrayın derim!



















Bez bebekleri severlerdenseniz ,Allı Pullu Fidan El Sanatları dükkanını ziyaret etmelisiniz.
Burada her şeye kondurulan yöresel kıyafetler içerisindeki bez bebekler çok şirinler:)
Tokalar,taclar,çantalar,kitap ayracı,anahtarlık gibi her türlü aksesuar mevcut.
İçeride resim çekmeme izin vermedikleri için sadece dışarıdan dükkanın resmini sizlerle paylaşıyorum .(Resim çekip kopyalayacak bir halim yoktu ama ne yapalım saygı gösterdim!)Dilerseniz kendi sitesinden inceleyebilirsiniz.






 Cunda'da ne yenir ,ne içilir derseniz...
Tabiki öncelikle her türlü deniz ürünlerinden denemelisiniz derim.
Papalina buranın meşhuru,hamsiye benzeyen ve sadece burada avlanan bu balık, çok lezzetliymiş...Maalesef ben yiyemedim ama siz mutlaka deneyin...
Sahilde bulunan balık restaurantlarıı arasında tercihim Bay Nihat'dan yana oldu.
Gerçekten mezelerden ve balıklardan yana oldukça memnun ayrıldık...
Tabii Cunda deyince kedileri de unutmamak gerekir!
Kedilerle beraber yedik desek yalan söylemeyiz :))
Dilerseniz sirkeli su ile uzaklaştırıyor kedileri işletme sizin rahatınız için,ama kokusu pek hoş olmuyor!



Tarih kokulu 1900'lerin başında yapılmış bir mekan olan Taş kahve ,öncesinde gazino olarak kullanılırken şimdi sahilde dinlenebileceğiniz, ada çayı,dibek kahvesi içebileceğiniz güzel manzaralı bir mekan olarak bulunuyor .Özellikle kahvehanenin içerisi çok güzel, yüksek tavanlar dikkat çekici...






Taş Kahve 'nin önüne dizilmiş taze bademci,simitçi vb gibi bir çok satıcı sabahtan akşama kadar güzelim manzara karşısında oturup müşteri bekliyor!

Akşamı da çok güzel ...

 Yiyeceklerden devam edecek olursak Ege 'ye gelmişken zeytinyağlı yemeden dönülmez dedik ve ...harika bir restauranta rastladık..
Kürşat!
Karışık zeytinyağlı tabağında yok yok...
Günün menülerinde de çeşitler değişiyor.
Hem mekan olarak hem de lezzet olarak çok sevdik...






Cunda'nın daracık o güzelim sokakları ve bu sokak aralarında atılmış masalar...


 Karadeniz Pastanesi, hem mekan olarak hem de nefis tatlarıyla mutlaka görülmesi gereken bir yer ... Her şeyin içinde damla sakızı bulunuyor ve tatları çok güzel!

Buralara kadar geldiyseniz mutlaka zeytinyağı ve zeytin almalısınız...
Bunun içinse doğru adres kesinlikle Özgün !
İsterseniz online alışveriş de mevcut:)


  Bakmayın böyle çiçek resimleri koyuyorum ,aslında daha önce çok ilgimi çekmezdi...Buranın havasından mıdır ,binalarından mıdır bilemedim...Tüm çiçekler çok hoşuma gitti:)







Burası da Vino Şarap Evi...Oturup bir şarap içemedim ama ortam çok güzel görünüyordu,siz deneyin!


Burası da Aşıklar tepesinde bulunan Koç Müzesi. Sevim &Necdet Kent Kitaplığı'nı içinde barındıran nefis manzaraya sahip olan  Agios Yannis Kilisesi 'nin tarihi binası.2007 yılında restore edilerek bugünkü halini almış.



Kütüphanenin terasında bulunan cafede oturup birşeyler içebilir ve bu harika manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.



Kütüphane pazartesi hariç her gün 9:30-17:30 saatleri arasında açık.



 Her zaman tatil yerlerinde bulunan incik boncukçular burada da mevcut...Hemen sahilde konumlanmış bu alanlar, aylardan nisan olmasına rağmen kalabalık sayılabilirdi.Severseniz burası çok hoşunuza gidecek...

Buranın ada lokmasından,damla sakızlı dondurmasından da tatmadan dönmeyin derim:)

Sezon yaz olmadığından pek denizden bahsetmedim ama ,önümüzdeki günlerde deniz sezonu açılacak ve siz Cunda'nın harika koylarını tercih edebilirsiniz.
Bunun için özellikle Ortunç Plajını ve tekne turlarını öneriyorum.

Meğer ne çok şey varmış Cunda'da keşfedilecek!
 Görmediyseniz şimdiye kadar ,bir gelin buralara....






Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...